Lanetleşme Günü - يوم المباهله

Lanetleşme Günü - يوم المباهله

        İyd Elmübahele

 

               Safi Tefsiri C1 S235-236 da Necran Hıristiyanlarından bir gurup Hz. Peygamberle (savs) tartışmak için gelirler. Önderlerinden Akib, Muhsin ve Elaskif isimli üç kişi Hz. Peygamberin (savs) karşısına gelirler.
               Elaskif: Ya Ebulkasım Musa’nın babası kim diye sorar?
               Hz. Peygamber: İmran der.
               Elaskif: Yusuf’un babası kim diye sorar?
               Hz. Peygamber: Yakup der.
               Elaskif: Anam babam sana feda olsun, senin baban kim diye sorar?
                Hz. Peygamber: Abdullah Ibın Abdulmuttalip diye cevap verir.
                Elaskif: İsa’nın babası kim diye sorar?
                O an Cebrail
(as) iner, Hz. Peygamber de: Allah'ın ruhu ve kelimesidir der.
                Elaskif: Cesetsiz ruh olur mu diye sorar? 
                Hz. Peygambere vahy gelir Ali İmran Suresi 59 Ayet iner: * Allah katında İsa’nın yaradılışı Âdem’in yaratılışı gibidir. Onu topraktan yarattı ve ol deyince oluverdi.*
                Elaskif, İsa’nın yüceliğini tespiti hoşuna gider ama topraktan yaratıldığını kabul etmeyerek: Ey Muhammed bunu ne Tevrat’ta ne İncil’de ne de Zebur’da görmedik sadece senin yanında duyduk der.
                  Cebrail, Ali İmran 61 ayeti ile iner. Hz. Peygamber: * De ki! Gelin oğullarımız ve oğullarınızı, kadınlarımız ve kadınlarınızı, nefsimiz ve nefsinizi çağıralım. Allah’ın laneti yalancılarındır diyelim.* diye onlara okur.
               Elaskif: Doğruyu söyledin ey Ebulkasım ne zaman buluşuyoruz diye sorar? 
               Hz. Peygamber: İnşallah yarın buluşuruz diyerek ayrılırlar.
               Necranlı Hıristiyanların bilginleri şöyle hitap ederler: Eğer Muhammed dostları ile gelirse onunla lanetleme yaparız. Eğer Ehlibeytiyle gelirse lanetleme yapmayız. 
               Ertesi gün sabah namazını kılan Hz. Peygamber, sözleştiği yerde Hz. Ali’yi önüne, Hz. Fatımayı arkasına, Hasan ve Hüseyin’i de sağ ve soluna oturtur ve beklemeye başlar.
               Hıristiyanlar lanetleşme için gelirler ama Hz. Peygamber
(savs) yanında sadece Ehlibeyti gören âlimler: Bunlar isterlerse şu dağları dualarıyla yerle bir ederler. Bunlarla mübahele edersek kıyamete kadar yeryüzünde Hıristiyan kalmaz bunun için biz kaçıyoruz diyerek adamlarını orada terk ederler.
               Hıristiyanları gören Hz. Peygamber
(savs): İşte Ehlibeytim, gelin lanetleşme yapalım der.
Yahudi ve Hıristiyanlar Cizye vermeyi kabul edip oradan ayrılırlar.         
*** Bu ayette oğullarımızdan kasıt Hz. Hasan ve Hüseyin, kadınlarımızdan kasıt Hz. Fatma, nefsimizden kasıt Hz. Ali’dir. 
*** Allah, ayetle Hz. Ali’yi, Hz. Peygamberin
(savs) nefsi olarak göstermiyor mu?
*** Diğer peygamberler zamanında Mubahele ayeti gibi bir ayet kimseye indi mi? 
*** Benim garipsediğim şey şu: Hıristiyan ve Yahudi din adamlarının gördüğü Ehlibeytin kutsiyeti ve yüceliğini; Müminiz ve Müslümanız diyen İslâm din âlimleri diye geçinen münafıklar nasıl bu kutsiyeti göremiyor? Bu nasıl bir çelişkidir? Ve insanlar bu şarlatanların bu safsatalarına hâlâ nasıl kanıyorlar diye merak ediyor ve şaşırıyorum.
*** Ayrıca böyle ilahi bir gücü olan ehlibeyt neden bu gücü zorbalığa kullanmadı diye sorar iseniz: Ehlibeyt, dünya nimetlerine değil, ahret nimetlerine yönelmemiz için bize örnek olmuştur.
*** Bazı Münafıklar, Ehlibeytin sadece bu şahıslar olmadığını söylüyor ve birçok kişiyi katıyorlar. Ben her zaman: Allah’ın laneti ve lanet edenlerin laneti isteyerek, bilerek Allah, resulü ve Ehlibeytin emirlerine karşı gelenleri, onlara savaş açanları, yalancıları ve gerçekleri değiştiren namussuzları kıyamete kadar kuşatsın diye beddua ederim.